kayboldu mübarek zaman
çıplak gözlerde tutuldu sanki
meydana çöktü umutsuzluk
eziyete sis bu kurban
birkaç renksiz mum gözlerin
can çekişen gözyaşların sanki
toplantı tüm seslerin minör tonları
abarttıldı küçümsenen topuklular
hibelendi geçmiş baharda
gururlar dik geldi bu sefer
3 hakkı vardı bilgenin
bilemeden bitti hikaye...
01 Aralık 2009 Salı
29 Kasım 2009 Pazar
soluk bir turuncu
kara duygularla dolmuştu
kahrolası mezar
ve çok rutubetliydi
son kürek...
bir adım sonra kimsesizdi
sahipsizdi toprak
ve depozitosuzdu
bu yapay beden...
eskisi gibi yalnızdı
ve kayıptı anılar
detayları çırılçıplaktı
bu oluşun...
anlamı sisli ve gizliydi
kırılmış kalplerin
karasızdı ışık
soluk bir turuncuydu...
kahrolası mezar
ve çok rutubetliydi
son kürek...
bir adım sonra kimsesizdi
sahipsizdi toprak
ve depozitosuzdu
bu yapay beden...
eskisi gibi yalnızdı
ve kayıptı anılar
detayları çırılçıplaktı
bu oluşun...
anlamı sisli ve gizliydi
kırılmış kalplerin
karasızdı ışık
soluk bir turuncuydu...
27 Kasım 2009 Cuma
korkusu yoksul ruhsal darlar
gülüşlerde saklı
asli kastı
nezaketle düşman
asla gelmeyen...
uzaklarda umut
ölümlü hayal
kökeninden red
açıkgöz melek...
ve varlığı ilanlarda
şanssız yudumların
macera tonları
içlerde oynarken
korkusu yoksul
ruhsal darların
ebediyette ipek
avcı "hayal-et"...
asli kastı
nezaketle düşman
asla gelmeyen...
uzaklarda umut
ölümlü hayal
kökeninden red
açıkgöz melek...
ve varlığı ilanlarda
şanssız yudumların
macera tonları
içlerde oynarken
korkusu yoksul
ruhsal darların
ebediyette ipek
avcı "hayal-et"...
22 Kasım 2009 Pazar
soğukmuş ya büyümek
sessiz seyahatlar zamanı
sohbetsiz gecelerde
korkudan kaçan her bilet
ağrı bak artık gözlerde
senli ebediyet vaadi
anlık kaçan ayıplarda
geleceği gereksiz
yaşları kalmış çocuklarda
soğukmuş ya büyümek
sonu belli hikayelerde
ne özeli kalmış yüzlerin
ne de yüzsüzler kayıplarda
sohbetsiz gecelerde
korkudan kaçan her bilet
ağrı bak artık gözlerde
senli ebediyet vaadi
anlık kaçan ayıplarda
geleceği gereksiz
yaşları kalmış çocuklarda
soğukmuş ya büyümek
sonu belli hikayelerde
ne özeli kalmış yüzlerin
ne de yüzsüzler kayıplarda
08 Kasım 2009 Pazar
gökten düşen bir melek
diyecek sözümüz vardı kardeşçe
ve giyecek tek rengimiz
gökten düşen bir melek
dedi ki beklemeyin başımda
öpecek bir elimiz vardı en başında
gidecek tek taşımız
cesaret dediler bir seçimdir
ve değere bindi sonra her el
gözümüz vardı kapatınca coşan
ve koşacak bir hayallerimiz
göz yaşı bir kudrettir diye ağlatmadılar
azablar cebe girdi balya balya hayalsiz kaldık
dağlar vardı güneşi getiren
gezenin adı yoktu dağdı sonuçta
yurtsuz kıldılar isim verdiler
ve batırdı güneşi o dağlar
ve insan vardı
hani adı kitapta geçen
ipini saldılar hürlük adına
ters yüz oldu, temizi kaldı içerde...
ve giyecek tek rengimiz
gökten düşen bir melek
dedi ki beklemeyin başımda
öpecek bir elimiz vardı en başında
gidecek tek taşımız
cesaret dediler bir seçimdir
ve değere bindi sonra her el
gözümüz vardı kapatınca coşan
ve koşacak bir hayallerimiz
göz yaşı bir kudrettir diye ağlatmadılar
azablar cebe girdi balya balya hayalsiz kaldık
dağlar vardı güneşi getiren
gezenin adı yoktu dağdı sonuçta
yurtsuz kıldılar isim verdiler
ve batırdı güneşi o dağlar
ve insan vardı
hani adı kitapta geçen
ipini saldılar hürlük adına
ters yüz oldu, temizi kaldı içerde...
01 Kasım 2009 Pazar
zayıfladı artık zincir
zayıfladı artık zincir
sıcak ve hassas
anlamı sancılı ışık
doğuma doğru zamanlar
adanmış anlarlala
bilinmez tadlara ders
denemesi bedava
atılan hayatlar
bitmemiş patikada
çözüldü gümüş iplik
hani zayıftıya zincir
kopmuştu kopacaklar
ben şimdi aşka doğdum
hem aya
hem güneşe...
aşkı aldı peri
yürüdü peri geceye
zamansız gitti
güne az kala
kilit üzerine kilit attı
terk etti peri bu gece
bastonsuz bıraktı
bir sonbahardı
kara kedi sevdi ekimi
aşkı aldı peri giderken
tehtidkar sandılar
dalsız bir yaprakt
hece hece ezberletti
sürüklenen dualar
gün nereye batar
hangi şehrin doğusuna
hangi evde söner ışık
ve kimdir fikrin lanetlisi
geçmiş nerden kopar
rutin adımlar gölgesinde
bin patlama duyulur
ve hava dolar çığlık için bir çiğer
bellek nasıl silinir
hangi yarıktan kusar
yankıyı duymayan sağırlar
ve umut kaçmak olur
ses nasıl yok olur
bir bebe gözyaşında
sürüklenen dualar vardır
ve kayıtsızdır artık gelen...
23 Ekim 2009 Cuma
O
O'nun yanındayım
kavgasız ve savaşsız
bulmasız ve aranmasız...
yeni bir yaratılıştayım
derinlerde
çok derinlerde
hissiz...
buluşmadayım
başarısız günlerin ardından
zararsız ve hafif...
O'nunlayım
hiç bir yüküm yok hayata
beklentisizim sonunda...
sadece O ve ben...
kavgasız ve savaşsız
bulmasız ve aranmasız...
yeni bir yaratılıştayım
derinlerde
çok derinlerde
hissiz...
buluşmadayım
başarısız günlerin ardından
zararsız ve hafif...
O'nunlayım
hiç bir yüküm yok hayata
beklentisizim sonunda...
sadece O ve ben...
02 Ekim 2009 Cuma
09 Ağustos 2009 Pazar
30 Temmuz 2009 Perşembe
21 Temmuz 2009 Salı
13 Haziran 2009 Cumartesi
11 Mayıs 2009 Pazartesi
08 Mayıs 2009 Cuma
03 Şubat 2009 Salı
Ben asla, iyi bir yalancı değildim.
Duvarlara tek renk yazasım geliyor hala seni
Beğenilmeyen kokuların soğuk odamda saklı
Kanım durdu önsözde uzun zamandır
Boş şeymiş sensiz sessizlik...
Rüyalar şimdi gerçeğin sığınağı
Ayrıntılar gizlendi aklın kayıplarına
Gözaçınca yok olasın var gibi
Boş şeymiş sensiz bilmek...
Denemelerde hala rengini silip unutmak
Mutluluk sanki bir gidişine gebe
Korkum ise bu elvedada demirli
Boş şeymiş sensiz düşünmek...
Hani sen acıda özgürdünya
Ben kapattım her acımı habsime
Ve sen tek gidilmez demiştin ya
Boş şeymiş sensiz yürümek...
Şimdi her kırmızı senin adın gibi bana
Satılmış hürriyetim boğuldu
Günahları çıkarasım var nerdeysen
Boş şeymiş sensiz yalanlar...
Beğenilmeyen kokuların soğuk odamda saklı
Kanım durdu önsözde uzun zamandır
Boş şeymiş sensiz sessizlik...
Rüyalar şimdi gerçeğin sığınağı
Ayrıntılar gizlendi aklın kayıplarına
Gözaçınca yok olasın var gibi
Boş şeymiş sensiz bilmek...
Denemelerde hala rengini silip unutmak
Mutluluk sanki bir gidişine gebe
Korkum ise bu elvedada demirli
Boş şeymiş sensiz düşünmek...
Hani sen acıda özgürdünya
Ben kapattım her acımı habsime
Ve sen tek gidilmez demiştin ya
Boş şeymiş sensiz yürümek...
Şimdi her kırmızı senin adın gibi bana
Satılmış hürriyetim boğuldu
Günahları çıkarasım var nerdeysen
Boş şeymiş sensiz yalanlar...
19 Ekim 2008 Pazar
01 Ekim 2008 Çarşamba
UrbanKRD Istanbul - 1. Teaser
UrbanKRD Istanbul - 1. Teaser - A funny movie is a click away
a documentary film. comming up at December 2008 by genco demirer
26 Eylül 2008 Cuma
14 Eylül 2008 Pazar
02 Eylül 2008 Salı
01 Eylül 2008 Pazartesi
31 Ağustos 2008 Pazar
17 Ağustos 2008 Pazar
10 Ağustos 2008 Pazar
04 Temmuz 2008 Cuma
saklanmak yersiz bakan olmayınca...
acılar ruha kilitli pencere
düşüşler gözyaşları içinde
geceler artık ölü
beyaz saflıktan özlem sabaha,,,
umut beklentisi yazı tura
ışıklar bunalımlar içinde
karanlık korkudan sıkıntılı
saklanmak yersiz bakan olmayınca...
düşüşler gözyaşları içinde
geceler artık ölü
beyaz saflıktan özlem sabaha,,,
umut beklentisi yazı tura
ışıklar bunalımlar içinde
karanlık korkudan sıkıntılı
saklanmak yersiz bakan olmayınca...
07 Haziran 2008 Cumartesi
aramak yasak her doğuda
gelgitlerle değişiyor hava
yaşam yanlış bulmacada hala
her köşebaşı kapatıyor zamanı
geleceğe soğuk bir baraj ölüm...
sakin gözyaşları koşuyor geceye
yerleşik nefesler yalansız ve sade
uyuşmuş ışık kaçınılmaz sonda hapis
derinlere sondaj kurtuluş...
aramak yasak her doğuda
hayatın altını görebilmek
ve anlatamamak başka dilde
ay kadar adil ve parlak değil vaadler...
yaşam yanlış bulmacada hala
her köşebaşı kapatıyor zamanı
geleceğe soğuk bir baraj ölüm...
sakin gözyaşları koşuyor geceye
yerleşik nefesler yalansız ve sade
uyuşmuş ışık kaçınılmaz sonda hapis
derinlere sondaj kurtuluş...
aramak yasak her doğuda
hayatın altını görebilmek
ve anlatamamak başka dilde
ay kadar adil ve parlak değil vaadler...
03 Haziran 2008 Salı
sanırsın...
kara delikler sonsuzluktan istifa
bu düşüş kaygan bir vurgun
sanırsın gerçek rüyada bir meçhul...
fail "cennet masası"nda parça parça
uzak yırtık gölgenin izinde
sanırsın deri döküyor kayıplar...
her ifade kazıntısız ve renksiz
sabit sözlere ağıt bu dönüş
sanırsın gümüş kaplama bekleyiş...
yorgun parmaklarda girdap yalanlar
kaderin aynası kırık zaten
sanırsın kan damarda bir senfoni...
bu düşüş kaygan bir vurgun
sanırsın gerçek rüyada bir meçhul...
fail "cennet masası"nda parça parça
uzak yırtık gölgenin izinde
sanırsın deri döküyor kayıplar...
her ifade kazıntısız ve renksiz
sabit sözlere ağıt bu dönüş
sanırsın gümüş kaplama bekleyiş...
yorgun parmaklarda girdap yalanlar
kaderin aynası kırık zaten
sanırsın kan damarda bir senfoni...
13 Mayıs 2008 Salı
(ya da kara basanlardan ad alansın...)
madem ki
geçmişi ağıtlı
ve masum
ve çocuksu
umutsun...
madem ki
canlanmaya doğmuş
ve gözleri zehirli
ve öfkesi büyüyen
rüyasın...
madem ki
emniyetsiz bir gelecek
ve sıradan bir geçmiş
ve ezilmiş
sıcaktan kaçan bir karsın...
(ya da kara basanlardan ad alansın...)
ve madem ki
yüreğimde yanan
üç rengi gözlerimde ışıldayan
insansı tek duruşumun
ateşisin...
neden ki
bu kadar içimde
ve bu kadar uzaksın...
geçmişi ağıtlı
ve masum
ve çocuksu
umutsun...
madem ki
canlanmaya doğmuş
ve gözleri zehirli
ve öfkesi büyüyen
rüyasın...
madem ki
emniyetsiz bir gelecek
ve sıradan bir geçmiş
ve ezilmiş
sıcaktan kaçan bir karsın...
(ya da kara basanlardan ad alansın...)
ve madem ki
yüreğimde yanan
üç rengi gözlerimde ışıldayan
insansı tek duruşumun
ateşisin...
neden ki
bu kadar içimde
ve bu kadar uzaksın...
04 Nisan 2008 Cuma
gözden kayıp dualar
anıları üstünde birkaç yaşlı fotoğrafta
gözden ve ellerden uzak pencerler...
sebeblerinden arınmış harici soğuklarda
ezilmiş gerçeklere gebe Ankara griler...
görmezden gelmeye hacizli şikaye kutuları
fark etmekten uzak toplama düşünceler...
ve sözler sebebiz nasılsız acılarda
artık adil ve gözden kayıp dualar...
gözden ve ellerden uzak pencerler...
sebeblerinden arınmış harici soğuklarda
ezilmiş gerçeklere gebe Ankara griler...
görmezden gelmeye hacizli şikaye kutuları
fark etmekten uzak toplama düşünceler...
ve sözler sebebiz nasılsız acılarda
artık adil ve gözden kayıp dualar...
30 Mart 2008 Pazar
sargılar yaralara ağlar
bilinmez dilimlenmiş sözlerin özü
ve ilgisizliğe gebedir gerçekler
onlarca camın arasında
görünen tek pencerede...
kitlidir bilinen asıl özler
annenin gizli çekmecesinde
ve bileklerin demirden sert
dinlemeye başlar kesimleri...
kan akar sonra içten içe
uyuşukluk fazladan haykırır
ve gece arkalarda adımlar
karışda geçeceğin bin anı...
ve gerçek nüfus eder
sargılar yaralara ağlar
kapıyı açmak için çok geçtir
artık gitmiştir giden...
.
kardeşim burak anısına
27.03.2008 sabahı giden...
ve ilgisizliğe gebedir gerçekler
onlarca camın arasında
görünen tek pencerede...
kitlidir bilinen asıl özler
annenin gizli çekmecesinde
ve bileklerin demirden sert
dinlemeye başlar kesimleri...
kan akar sonra içten içe
uyuşukluk fazladan haykırır
ve gece arkalarda adımlar
karışda geçeceğin bin anı...
ve gerçek nüfus eder
sargılar yaralara ağlar
kapıyı açmak için çok geçtir
artık gitmiştir giden...
.
kardeşim burak anısına
27.03.2008 sabahı giden...
25 Mart 2008 Salı
yaşanması anlamsız bir acı...
soğuk...
kibirleri ağlamış geceler
küllenmiş rüyalar
heryer sana benzeyenler
yoksul ve sessiz bir yürek
yaşanması anlamsız bir acı...
derimin içindeki "SEN"cikler
kontrolsüz ve ayrı ayrılar
bizim değil biliyorum bu yokoluşlar
bileğimden akan sıcak "SEN"le
devir var derimden içeri...
ısınıyorum...
kibirleri ağlamış geceler
küllenmiş rüyalar
heryer sana benzeyenler
yoksul ve sessiz bir yürek
yaşanması anlamsız bir acı...
derimin içindeki "SEN"cikler
kontrolsüz ve ayrı ayrılar
bizim değil biliyorum bu yokoluşlar
bileğimden akan sıcak "SEN"le
devir var derimden içeri...
ısınıyorum...
23 Mart 2008 Pazar
bahar düştü sessiz kalemime...
bir Melek geçti gecenden
ve kitli kapıya takıldı
göklerde sandı meskenini
ve deli adama şeref verdi cennet...
şarap döküldü göçebe sözlere
ve şiirdeki "sen"e ağladı
kelebeği yaktı gizemin ateşi
ve mum anladı "yanmak ne demek..."
bahar düştü sessiz kalemime
ve yasaklı bir aşk "dil"e geldi...
ve kitli kapıya takıldı
göklerde sandı meskenini
ve deli adama şeref verdi cennet...
şarap döküldü göçebe sözlere
ve şiirdeki "sen"e ağladı
kelebeği yaktı gizemin ateşi
ve mum anladı "yanmak ne demek..."
bahar düştü sessiz kalemime
ve yasaklı bir aşk "dil"e geldi...
21 Mart 2008 Cuma
ve yastıkaltı hala oyunlarım...
sensizlik çığlıksız kayıp bir çocukluk
duyarsız ve kontrolsüz rüya bu arzu
gözden kaçmış gelgitlere gebe
kurumuş fısıltılar arasında sessizlik...
her günbatımı başka bağlanış
ve gecenin varanı karanlık
duygular ufalarken duvarları
dalgalar arasında boğulmuş yalnızlık...
huzursuz yerlerde eşdeğer sıcaklık
zarara sebep durmayan zaman
feda edilmiş hapsedilen aklın özgürlüğü
ve yastıkaltı hala oyunlarım...
duyarsız ve kontrolsüz rüya bu arzu
gözden kaçmış gelgitlere gebe
kurumuş fısıltılar arasında sessizlik...
her günbatımı başka bağlanış
ve gecenin varanı karanlık
duygular ufalarken duvarları
dalgalar arasında boğulmuş yalnızlık...
huzursuz yerlerde eşdeğer sıcaklık
zarara sebep durmayan zaman
feda edilmiş hapsedilen aklın özgürlüğü
ve yastıkaltı hala oyunlarım...
16 Mart 2008 Pazar
taktire değer bir çöküş...
gülümseyemeyen gözler
tarihi geçmiş acılar
ve eziyet edilen
kötü kullanılan
gölgesi kibirli
kendisi yalan
"Biz"...
kansız adil izli yaralarla
mezar için yaşayan
inançsız zaman...
unutulan her sözde öpüşen
her takıntıda imrenen
taktire değer bir çöküş...
tarihi geçmiş acılar
ve eziyet edilen
kötü kullanılan
gölgesi kibirli
kendisi yalan
"Biz"...
kansız adil izli yaralarla
mezar için yaşayan
inançsız zaman...
unutulan her sözde öpüşen
her takıntıda imrenen
taktire değer bir çöküş...
02 Mart 2008 Pazar
Hoşçakaldan önce...
Eski püsküllü kanatlar
Kıpkırmızı virane gökyüzü
Nazik ölüşler gölgesiz
Saklamayı dener gizemleri
İzinsiz gösteri bu parmaklık
Bunalım ifadesi savaş
Kalpsiz bir tetik sükunet
Azami sevecen gülümsemeler
Güneş hapis bulutlarda
Ninni söyleyen sadece
Gece zamansız melek
Hoşçakaldan önce...
Kıpkırmızı virane gökyüzü
Nazik ölüşler gölgesiz
Saklamayı dener gizemleri
İzinsiz gösteri bu parmaklık
Bunalım ifadesi savaş
Kalpsiz bir tetik sükunet
Azami sevecen gülümsemeler
Güneş hapis bulutlarda
Ninni söyleyen sadece
Gece zamansız melek
Hoşçakaldan önce...
18 Şubat 2008 Pazartesi
Kalp Ağrılı Yastıklar...
Hafızalar yenik unutulmuş bol boşvere
Gözyaşlarının fiyatı şimdi şimdi ödeniyor
Yaralı kaybeden, kansız ve yalanlı
Düşmek artık ertelenemez son
Alışlanlıklar uzak sevdalısı
Sensiz kalp ağrılı yastıklar
Oyunda tek kalmış gözü yaşlı ebe
Yolsuzluk avanak bir sobe bu sabah...
Gözyaşlarının fiyatı şimdi şimdi ödeniyor
Yaralı kaybeden, kansız ve yalanlı
Düşmek artık ertelenemez son
Alışlanlıklar uzak sevdalısı
Sensiz kalp ağrılı yastıklar
Oyunda tek kalmış gözü yaşlı ebe
Yolsuzluk avanak bir sobe bu sabah...
17 Şubat 2008 Pazar
İki Suçlu Kanat...
Zincir bağlanmış günlere volta
Hicazkar bir Kürdî çığlık yankıda
Kırılma rüyalarında gizli özgürlük
Geçen anlara mahkum düşünceler
Yıkım uzaklara suçlu iki kanat
Muhtemel hata ellerinde kimsesizlik
Kancıklık düşlerde baş eğdiren
Varlık taş duvarda biten bir SON...
Hicazkar bir Kürdî çığlık yankıda
Kırılma rüyalarında gizli özgürlük
Geçen anlara mahkum düşünceler
Yıkım uzaklara suçlu iki kanat
Muhtemel hata ellerinde kimsesizlik
Kancıklık düşlerde baş eğdiren
Varlık taş duvarda biten bir SON...
23 Ocak 2008 Çarşamba
Kanatlı bir feryat...
basamak altı rutubet yeşili
paslanmış ruhun düşüşü
ve şiir o kadının gözü...
Yalanlar gibi görkemli gökgürültüsüne inat
Kapişon kadar sıcak bir engelde yağmur
Baş ağrısı her geç gelen her ses
Işık arkası ağzı açık kanatlı bir feryat
Çıkamayan son söz dilde hapis değil artık
Kızgınlık hanım hanımcıktan istifa
"AŞK" sandığının kilidi kaçmış özgürlüğe
Balyoz ve duvar başbaşa bu rutubet yeşilinde...
paslanmış ruhun düşüşü
ve şiir o kadının gözü...
Yalanlar gibi görkemli gökgürültüsüne inat
Kapişon kadar sıcak bir engelde yağmur
Baş ağrısı her geç gelen her ses
Işık arkası ağzı açık kanatlı bir feryat
Çıkamayan son söz dilde hapis değil artık
Kızgınlık hanım hanımcıktan istifa
"AŞK" sandığının kilidi kaçmış özgürlüğe
Balyoz ve duvar başbaşa bu rutubet yeşilinde...
20 Ocak 2008 Pazar
Gidişine ipotek tutkum
Sulu gökyüzüne tehdit pamuktan yalanların
Ufuğa sabitlenmiş güneşte gülüşünü izleyen ben
Zevksiz hata sayışları ve ateşten çalınmış günahların
Gözlerinin içinde kollarım, sabah pek bir yürünmez...
Yalın sebeblerle bastırılmış dudakların
Kapalı güne uzamış inatçı ve tatsız
Yarını beklenmez kılan ellere borçlu şerefsiz kalbin
Gidişine ipotek tutkum, pek bir izinsiz...
Lanetli duvarlara mahkum kalbinin tabutları
Rüzgar sessiz ve paylaşılmaz ve dinsiz
Duyma hizasının üstünde artık sözlerin
Günbatımı satan gizemci, pek bir kara...
Ufuğa sabitlenmiş güneşte gülüşünü izleyen ben
Zevksiz hata sayışları ve ateşten çalınmış günahların
Gözlerinin içinde kollarım, sabah pek bir yürünmez...
Yalın sebeblerle bastırılmış dudakların
Kapalı güne uzamış inatçı ve tatsız
Yarını beklenmez kılan ellere borçlu şerefsiz kalbin
Gidişine ipotek tutkum, pek bir izinsiz...
Lanetli duvarlara mahkum kalbinin tabutları
Rüzgar sessiz ve paylaşılmaz ve dinsiz
Duyma hizasının üstünde artık sözlerin
Günbatımı satan gizemci, pek bir kara...
16 Ocak 2008 Çarşamba
Küçük düştü düşler...
Bulutlar durgun ve takipsiz
Güneş gölgesinin altında
Kurutulmuş ruhlar alemsiz
ve hafif ve parıltısız...
Kendinden kaçan ağaçlar
Yokluk kadar kötülük sevdası
Özgürlük savaşı maskesi
ve daimi ve kara...
Küçük düştü düşler
Yeşil yaprak sıralarına
Gün hala bahissiz
ve haki ve sözsüz...
Hayalsiz artık kırmızı
İç karası kalpsizler
Kana adak önceleri
ve hafızasız ve sonra...
Güneş gölgesinin altında
Kurutulmuş ruhlar alemsiz
ve hafif ve parıltısız...
Kendinden kaçan ağaçlar
Yokluk kadar kötülük sevdası
Özgürlük savaşı maskesi
ve daimi ve kara...
Küçük düştü düşler
Yeşil yaprak sıralarına
Gün hala bahissiz
ve haki ve sözsüz...
Hayalsiz artık kırmızı
İç karası kalpsizler
Kana adak önceleri
ve hafızasız ve sonra...
13 Ocak 2008 Pazar
Senden kalan üzgün zincirler
Gözlerin ifadesiz sözcüklerin kaybıyken
Güneş nazarlarda rüyan oldu.
Peri tozu yalan bulutlardan düşen
Yağmasız ve anlamsız bu yaşlar...
Huzura kanmış bir hayalsin
Mutsuz düşüncelere esir.
Hafızalara kırgın, derinlerde gömü artık
Senden kalan üzgün zincirler...
Tereddütte aşık duygun zaten
Kırılgan yataklara büyü.
Dalkavuk bir adım ayışığı ve
Gelmemelere sakin sanki hasret...
Karanlıklarla kutsanmış
ve kıskanç
ve güvesiz
Kabusları çorak
Bin sızı bu gidişin...
Güneş nazarlarda rüyan oldu.
Peri tozu yalan bulutlardan düşen
Yağmasız ve anlamsız bu yaşlar...
Huzura kanmış bir hayalsin
Mutsuz düşüncelere esir.
Hafızalara kırgın, derinlerde gömü artık
Senden kalan üzgün zincirler...
Tereddütte aşık duygun zaten
Kırılgan yataklara büyü.
Dalkavuk bir adım ayışığı ve
Gelmemelere sakin sanki hasret...
Karanlıklarla kutsanmış
ve kıskanç
ve güvesiz
Kabusları çorak
Bin sızı bu gidişin...
09 Ocak 2008 Çarşamba
Yaralar yumuşak tonlarda
Karanlıktayım
Kedere gebe terbiyesiz gözlerim
Rüzgar kulaklarda zalim fısıltı
Ve zaman soysuz...
Kabir renksiz bulutlar gizlenmiş tavanda
Af için dualara gitti kırkikindi selleri
Soğuk günbatımı gibi yerleşti içime
Harcanmış dakikalar saatlere yem...
Vicdanı kazıklanmış bir cesetin hayaleti gibi
Delik deşik duyuları solgunlaştırtı bu yaşlar
Ağır bir kuraklıkta çatlaklara sıkışmışım
3 diyorum, TIP diyorum ELMA diyorum geçmiyor...
Oluklarda teslimiyetten kaçan
Uyuşmuş derim yalvarmaya pençe
Yaralar yumuşak tonlarda
Enkazın altında 1001 itiraf...
Kedere gebe terbiyesiz gözlerim
Rüzgar kulaklarda zalim fısıltı
Ve zaman soysuz...
Kabir renksiz bulutlar gizlenmiş tavanda
Af için dualara gitti kırkikindi selleri
Soğuk günbatımı gibi yerleşti içime
Harcanmış dakikalar saatlere yem...
Vicdanı kazıklanmış bir cesetin hayaleti gibi
Delik deşik duyuları solgunlaştırtı bu yaşlar
Ağır bir kuraklıkta çatlaklara sıkışmışım
3 diyorum, TIP diyorum ELMA diyorum geçmiyor...
Oluklarda teslimiyetten kaçan
Uyuşmuş derim yalvarmaya pençe
Yaralar yumuşak tonlarda
Enkazın altında 1001 itiraf...
27 Aralık 2007 Perşembe
Meşgule gebe, yatak odası duvarı
Yıldızsız, karanlıktı gece
Ve masumiyeti alınmıştı çocukların
Zamansız taze haykırışı güneşin
Muzip olamadı, sonunda hala yetersizdi yaşlı aşk...
Korku bu vücuduma pençe
Yallansız gözyaşları ve uykusuz
Haykırışlar dehşetten kaçası
Ve umut senin gözlerinde bir son...
Kırılganlığın dehşet bir kilit
Aşınlaması ve açılması zor olan
Güvenin ise aç bir sözcük
Büyülesi sisli sabahlarda keskin rüzgar...
Meşgule gebe, yatak odası duvarı
Arkası soğuk nefretler...
Ve masumiyeti alınmıştı çocukların
Zamansız taze haykırışı güneşin
Muzip olamadı, sonunda hala yetersizdi yaşlı aşk...
Korku bu vücuduma pençe
Yallansız gözyaşları ve uykusuz
Haykırışlar dehşetten kaçası
Ve umut senin gözlerinde bir son...
Kırılganlığın dehşet bir kilit
Aşınlaması ve açılması zor olan
Güvenin ise aç bir sözcük
Büyülesi sisli sabahlarda keskin rüzgar...
Meşgule gebe, yatak odası duvarı
Arkası soğuk nefretler...
Küllenmiş yıldızlara ateş
Dehşetim eklemlemiş bulutları
Gitmeye yeminli hala güneş
İhanetler saklı koşan ayda
Omuzdan düşen bir tutam saçta hancer yarası...
Düzenli değil duvarlar, telafisiz ve zorba
Biliyorum soğuk hala orası
Omurgası ebediyete lanetli bir aşkta
Hala "hiçbir açıklama yapmıyor" Ankara...
Küllenmiş yıldızlara ateş
Yanlış ışıklar düşünüyor bu karanlık
Gri ve soluk alışkanlık bu kan
Hastalıklı zihinden kollara amaçsız düşüş...
Ve yollanmış artık özgürlük
Rehbersiz ve öfkeler yaralı
Bilir ki Tanrı' öldürttü aslında bu aşkı
Uçsuz bir ovada beni de "Hariç" yaptı...
Gitmeye yeminli hala güneş
İhanetler saklı koşan ayda
Omuzdan düşen bir tutam saçta hancer yarası...
Düzenli değil duvarlar, telafisiz ve zorba
Biliyorum soğuk hala orası
Omurgası ebediyete lanetli bir aşkta
Hala "hiçbir açıklama yapmıyor" Ankara...
Küllenmiş yıldızlara ateş
Yanlış ışıklar düşünüyor bu karanlık
Gri ve soluk alışkanlık bu kan
Hastalıklı zihinden kollara amaçsız düşüş...
Ve yollanmış artık özgürlük
Rehbersiz ve öfkeler yaralı
Bilir ki Tanrı' öldürttü aslında bu aşkı
Uçsuz bir ovada beni de "Hariç" yaptı...
18 Aralık 2007 Salı
inkarlı bir kimlik
uzaklarda acındığım kadar
söz verdirttim geleceğe
kayıpsız ve aşina anılar boyunca
yansız bir yoldan gelecegim diye
olmadan senin beyazın
karanlıkta düşündüğüm kadar
gayret ettirdim yaşamaya
ferahlıkta arınacağız günahlardan
hayali sende kaybolmuş
ağlamaz, acınmaz, inkarlı bir kimlikle
sanki kalbinden çıkmış, kaçmış gibi
var olmaya ifadeli bir ayrılıkçıyım...
söz verdirttim geleceğe
kayıpsız ve aşina anılar boyunca
yansız bir yoldan gelecegim diye
olmadan senin beyazın
karanlıkta düşündüğüm kadar
gayret ettirdim yaşamaya
ferahlıkta arınacağız günahlardan
hayali sende kaybolmuş
ağlamaz, acınmaz, inkarlı bir kimlikle
sanki kalbinden çıkmış, kaçmış gibi
var olmaya ifadeli bir ayrılıkçıyım...
17 Aralık 2007 Pazartesi
Kirli tüyü benmişim o meleğin...
Kötü beslenme saatleri
Serseri adımlarıma inat
Tiksintiler yapışmış gene elbiseme
Şaşıran korkularlar
Yanlış tutunmalarda
Zor aydınlatıyor zaten bu yaşlar gözlerimi
Boğucu kabuklara saplanmış kımıldayamazken
Bu aştan bir sonraki sapak keşif kazmaları
Bakımda yine yolun ortası
Kaldırama karşı eski bir deri cekette
Griyim en az Ankara kadar
Kirli tüyü benmişim o meleğin...
Serseri adımlarıma inat
Tiksintiler yapışmış gene elbiseme
Şaşıran korkularlar
Yanlış tutunmalarda
Zor aydınlatıyor zaten bu yaşlar gözlerimi
Boğucu kabuklara saplanmış kımıldayamazken
Bu aştan bir sonraki sapak keşif kazmaları
Bakımda yine yolun ortası
Kaldırama karşı eski bir deri cekette
Griyim en az Ankara kadar
Kirli tüyü benmişim o meleğin...
30 Kasım 2007 Cuma
Gözler ağların içinde
Şehrin fakir mahallesinin boğukluğu
Dişetleri beyaz caddelere atılan ekmek yalanları
Kahverengi bir yılın hastalıklı vücudunda
Güvercin telaşlı sabahın körleri...
Zarafet buluşları açlıkla sonlanan
Keyifsiz otobüs camı yüzleri
Boyanmamış bir tuvalden uzak
Caddeye yakın düğün saçları...
Cüzzamlı zengin bakışları
Zilli çığlıklara kambur bir endişe
Kutularda sergileniyor hissi her dakka
Trolle avlanmış bir balık sanki...
Gemiler bile çıkmaz yoldalar
Gözler ağların içinde
Düşünceler asla gelmeyeceği besliyor
Ağızda bir savaşta ciğnenenle kaçan...
Dişetleri beyaz caddelere atılan ekmek yalanları
Kahverengi bir yılın hastalıklı vücudunda
Güvercin telaşlı sabahın körleri...
Zarafet buluşları açlıkla sonlanan
Keyifsiz otobüs camı yüzleri
Boyanmamış bir tuvalden uzak
Caddeye yakın düğün saçları...
Cüzzamlı zengin bakışları
Zilli çığlıklara kambur bir endişe
Kutularda sergileniyor hissi her dakka
Trolle avlanmış bir balık sanki...
Gemiler bile çıkmaz yoldalar
Gözler ağların içinde
Düşünceler asla gelmeyeceği besliyor
Ağızda bir savaşta ciğnenenle kaçan...
29 Kasım 2007 Perşembe
Adını kırmızıyla yazınca...
Gözlerimi kapatmasın bu ağlamalar
Korkuyorum durduruyorum gözyaşlarımı
Hain rüyalar görebilirim diye
Red ediyorum yorgunluğu...
Yarattığın anları unutmak için
Açık tutuyorum her saatimi
Ruhsat istiyorum mercilerden
Yetkili kalsın kepenkler...
Her atışta sakladığım renkleri
Veremedim atarlara yayılsın diye
Karıştırma tüm vücuda bu felci
Anmamalarda yerçekimi...
Adını kırmızıyla yazınca
Tashih gerektirmiyor
Gül de istemiyor bu elveda
Anlamsız bir çaput oluyorsun kuru bir ağaçta...
Korkuyorum durduruyorum gözyaşlarımı
Hain rüyalar görebilirim diye
Red ediyorum yorgunluğu...
Yarattığın anları unutmak için
Açık tutuyorum her saatimi
Ruhsat istiyorum mercilerden
Yetkili kalsın kepenkler...
Her atışta sakladığım renkleri
Veremedim atarlara yayılsın diye
Karıştırma tüm vücuda bu felci
Anmamalarda yerçekimi...
Adını kırmızıyla yazınca
Tashih gerektirmiyor
Gül de istemiyor bu elveda
Anlamsız bir çaput oluyorsun kuru bir ağaçta...
28 Kasım 2007 Çarşamba
Dünyanın ipi çekilmeli...
Bilindik bir hikaye
Korumasız bir kalp peşinde
Çizgiler paramparça ve kolay...
Görülmüş olmalı bu film
Yazılmış olmalı bir Romeo kitabında
Ağlamalı zaten hep Juliet bin izdiham çağırdığında...
İmrenilmiş bir "sonsuza dek" yeminine
Dik dik bakılmalı alkışlarda
Akılda yaratılmış bir dünyanın ipi çekilmeli...
Memnun kelebekler sarmalı sonra
Gökten rüyalar düşmeli başımıza
Nadiren dönebilmeli geri ruh ikizleri...
Bir yaprak havalanmalı yerden
"Birisi" kadar imkansız ama
Tutunmalı tekrar düştüğü dala...
Unutulmalı zamanlar ve yalanlar
Yeni yeminlerde tedavi
Kırık bir saflık sayılmalı...
Korumasız bir kalp peşinde
Çizgiler paramparça ve kolay...
Görülmüş olmalı bu film
Yazılmış olmalı bir Romeo kitabında
Ağlamalı zaten hep Juliet bin izdiham çağırdığında...
İmrenilmiş bir "sonsuza dek" yeminine
Dik dik bakılmalı alkışlarda
Akılda yaratılmış bir dünyanın ipi çekilmeli...
Memnun kelebekler sarmalı sonra
Gökten rüyalar düşmeli başımıza
Nadiren dönebilmeli geri ruh ikizleri...
Bir yaprak havalanmalı yerden
"Birisi" kadar imkansız ama
Tutunmalı tekrar düştüğü dala...
Unutulmalı zamanlar ve yalanlar
Yeni yeminlerde tedavi
Kırık bir saflık sayılmalı...
27 Kasım 2007 Salı
gitti herkes...
Kırılmamış kalbin
Ufak tefek yaraları var
Ödünç bir andan yadigar
Gölgelerin altı kırmızı
Ağlamak artık yasak nabızlarda
Hain eller iş başında
ve gidiş serbest
Hiç bir hurma açmayacak bu orucu
Çarmığa gerilmek kanatmayacak
Gözler izlerken vahşeti
ve hala gidiş serbest
Kayıp anlar yapışacak artık duraklara
Sen bakacaksın tek tek
Boşluk yankılanmayacak duvarlarlarda
gitti herkes artık serbest
Ufak tefek yaraları var
Ödünç bir andan yadigar
Gölgelerin altı kırmızı
Ağlamak artık yasak nabızlarda
Hain eller iş başında
ve gidiş serbest
Hiç bir hurma açmayacak bu orucu
Çarmığa gerilmek kanatmayacak
Gözler izlerken vahşeti
ve hala gidiş serbest
Kayıp anlar yapışacak artık duraklara
Sen bakacaksın tek tek
Boşluk yankılanmayacak duvarlarlarda
gitti herkes artık serbest
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


